Sarı Saçlı Mavi Gözlü…

Kazım Karabekir Paşa “İstiklal Harbimiz” isimli eserinde “İstanbul’a giderek Mustafa Kemal Paşaya Anadoluya gelmesini ve milli mücadelenin başına geçmesini teklif ettim” diyor. Elinde düzenli ordusu kalmış tek komutan ben kahraman olacağım demiyor. Kendisine kardeşim diye hitap eden silah arkadaşına gel ve bizi emir komuta et diyor. Milli mücadele böyle bir ruhla kazanıldı.

Gerçek vatanseverlik vatan için gereken neyse onu yapmaktadır. Sadece yönetmek değil aynı zamanda görevi, gerektiğinde, daha iyi yapabilecek kişilere devredebilmektir. Bugün vatan için canından değil daha ucuz olan bulunduğun konumdan vazgeçebiliyor musun?

Bizim Çocuklar

Ne koç yaymaca var, ne inek gütme
Ne yığın yığma var, ne tırmık çekme
Ne tokat yeme var, ne de bir tekme
Ama mutlu değil bizim çocuklar.

Odasında sepet sepet oyuncak,
Parka gitse, türlü türlü salıncak,
Karnı hep tok, üstü başı kalıncak,
Ama mutlu değil bizim çocuklar.

Çarşıya gidince isteği bitmez,
Servis olmayınca okula gitmez,
Anneye babaya hiç yardım etmez,
Ama mutlu değil bizim çocuklar.

Daha büyümeden ister telefon,
Markasını sorma elbette ayfon.
Yalan söylemiyom sen de görüyon,
Ama mutlu değil bizim çocuklar.

Ona hizmetçidir evdeki herkes
Sakın incinmesin Prens, Prenses
Annesi onlardan çok çalışır ders
Ama mutlu değil bizim çocuklar

Bak gerçek dünyaya böyle mi hayat?
Çocuklarda değil bizde kabahat.
Çocuk yetiştirmek bir büyük sanat,
Ondan mutlu değil bizim çocuklar.

Ahmet Faruk ŞAP

Fatih ve Kadı Hikayesi

Fatih Sultan Mehmed, İstanbul’un fethinden hemen sonra, emri altında çalışan bir Hristiyan mimara görev vermişti. Daha sonra teftişe çıktığında, emir verdiği gibi yapmamıştı Hristiyan mimar. Buna çok sinirlenen Sultan Mehmed, Hristiyan mimarın kolunu kesmişti.

Eli kesilen mimar, Cihan Padişahı Fatih Sultan Mehmed Han’ı Kadı Hızır Bey’e dava etti. Kadı Hızır Bey, Fatih Sultan Mehmed’in yakın dostu idi. Normalde Fatih’e ”es-Sultan ibnü’s Sultan el Gazi Ebu’l-Feth Muhammed Han-ı Sani” diye hitap ediyordu.

Fatih Sultan Mehmed davalı olduğu için ona herhangi bir insana kullandığı hitap ile ”Murad oğlu Mehmed” şu saatte mahkemeye gelin, diye mahkeme kağıdını gönderdi. Sultan Mehmed duruşma günü mutevazi bir elbise ile mahkemeye gitti ve mahkeme başladı.

Mahkemelerde hakim (kadı) adaleti temsil ettiği için oturur, diğerleri ayağa kalkarak ifade verirdi. Kadı Hızır Bey Fatih’i otururken görünce ona;

–“Şuanda suç murafaası üzeresin, ayağa kalk” diye ikaz etti.

Fatih ifade için hemen ayağa kalktı. Kadı Hızır Bey, tüm olan biteni inceledikten ve ifadeleri aldıktan sonra Fatih’i suçlu buldu ve kısas ayetini okuyarak, Fatih’in elinin de aynı şekilde kesilmesine karar verdi.

Cihan Padişahı olan, Dünya’yı dize getiren Fatih Sultan Mehmed Han, karara hiç itiraz etmeden saygı duyarak: ”Hüküm Şerefli olan İslam Şeriatı’nındır!”dedi. Hristiyan mimar bu adaletin karşısında duygulanarak gözyaşları içinde

–“Hakkımdan vazgeçiyorum, karşılık olarak diyeti kabul ediyorum!” dedi.

Olay tatlıya bağlandıktan sonra Fatih Sultan, Kadı Hızır Bey’e:

–“Benden değil de Allah’tan korktuğun için seni tebrik ederim!” dedi.

Kadı Hızır Bey’de birden ayağa kalktı ve oturduğu minderin altından topuzunu çıkararak:

–“Eğer verdiğim kararı kabul etmeseydin, elimdeki bu topuzla kafana vuracaktım” dedi.

Fatih’te bu cevaba karşılık olarak, kaftanının altında sakladığı hançeri gösterdi ve:

–“Sen de eğer padişah olduğum için bana ayrıcalık tanıyıp, adalet üzere karar vermeseydin, bununla kelleni koparacaktım” dedi.

Hristiyan Mimar Müslüman oldu

Fatih Sultan Mehmed, şahsi servetinden Hristiyan mimara ayrıca bir ev hediye etti. Bunun üzerine Hristiyan mimar; ”Dünya’da böyle bir adaletin eşi ve benzeri yoktur. Ben artık bu andan itibaren Müslümanım” diyerek Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu

Yaşanmış bir fıkra…

Gaziantep’te bir özel hastanenin kan alma bölümünde yaşanan fıkra gibi olay:

Hasta: Biraz acıdı.

Görevli: Canınız yandı mı yoksa ağrıdı mı?

Hasta : Biraz acıdı.

Görevli: Tamam da canınız yandı mı, ağrıdı mı? Eğer yandıysa benden değil alkolden, ağrıdıysa benden kaynaklanıyor.

Hasta: Ben alkol kullanmıyorum.

Görevli: Efendim ağrı olsaydı benden dolayıydı ama yanma olduğuna göre alkolden kaynaklanıyor.

Hasta : Söyledim ya ben alkol kullanmıyorum