QStatic, Pardus 2011’i İnceliyor

Yurtdışından gelen ayrıntılı Pardus 2011 incelemelerine bir yenisi, OSTATIC’den geldi :).

Kısa ama keyifli bir incelemeyle sizleri baş başa bırakıyoruz.

(…)

Türkiye’nin bağımsız Linux dağıtımı Pardus Linux, 2011 sürümünde önemli güncellemelerle birlikte geldi. Pardus, görevi eğitim bilim ve teknoloji alanlarında Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak ve rehberlik etmek olan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından destekleniyor. Pardus, Türk Silahlı Kuvvetleri, Dışişleri Bakanlığı, Türk Polisi, Türkiye Sosyal Güvenlik Kurumu ve Savunma Bakanlığı tarafından kullanılıyor. Dünya çapında herhangi bir son kullanıcı için Pardus gerçekten iyi bir dağıtım.

Pardus, i686 ve x86_64 mimarileri için kurulan veya çalışan DVD olarak geliyor. Bu son dağıtımda Linux çekirdeği 2.6.37, KDE 4.5.5 ve Firefox 4.0 Beta9 sürümlerine yükseltildi. OpenOffice.org’un yerini LibreOffice aldı ve Pardus açılış ekranı Plymouth ile değiştirildi. Pardus yükleyicisi YALI artık LVM/RAID ve UUID kimlik ve devamlılık için GTK Oxygen ile temalandırılmış tüm GTK uygulamaları destekliiyor.

Pardus, DistroWatch’un Başarı Derecelendirme Sayfasında genellikle 30 ile 40 arasında bir sırada yer alırken daima olumlu teknik ve kullanıcı incelemeleri ve yorumlar alıyor. Yüksek performansı, güzel görünümü, kararlılığı ve benzersiz araçlarıyla biliniyor ve tercih ediliyor.

Özgün Araçlar

Müdür, diğer Linux dağıtımlarından daha hızlı olması için tasarlanmış bir açılış süreci.

Kaptan, Pardus’un masaüstü özelleştirme aracı. Menü, duvar kağıdı, kullanıcı hesap açma ve sistem bilgilerinin yardım geliştirme için toplanmasına izin veren Smolt’u açıp açmama gibi seçim süreçleri boyunca kullanıcıya rehberlik yapıyor.Ostatic Pardus 2011’i inceledi

PİSİ, Pardus’un benzersiz paket yönetim sistemi. Son kullanıcı için Pisi grafik arayüz dâhil APT gibi pek çok işlevi yerine getiriyor. Bazı kullanıcılar için küçük depolar biraz olumsuz olabilir ancak Pardus birçok hazır yazılımla yoluna devam ediyor.

Pardus donanım sürücü kurucusu diğer örneklere çok az benzemesine ve benzer bir işleve sahip olmasına rağmen özgün bir ürün. En tecrübesiz kullanıcılar için bile başarılı bir kurulum yapmasını sağlayan kolay, hızlı ve çekici bir sihirbaz.

Sonuç

Sonuç olarak, Pardus gerçekte hakkettiği değeri yeteri kadar görmeyen ve az kullanılan bir dağıtım. Herkesin deneyebileceği mükemmel bir seçenek. Herkes deneyebilir çünkü Pardus neredeyse dünyada bilinen her dili destekliyor.

Kaynak: OStatic

Android için Qt Geliştirme

Android cephesinden sevindirici haberler ardı ardına geliyor. Android Market Açılıyor haberimizden sonra bu kez yalnızca Türkiye’yi değil, tüm Android kullanıcılarını sevindirecek bir haberimiz var.

Romanyalı geliştirici Bogdan VATRA, Android mobil işletim sistemi için Qt geliştirme araçlarının ilk alpha sürümünü duyurdu. Geçtiğimiz günlerde Microsoft ile işbirliği yapan Nokia’nın, GUI çatısının Windows telefon çeşidini geliştirme niyetinde olmadığını duyurması üzerine kullanıcılar için dağıtım doğru zamanlandı.

Nokia ve Google’dan bağımsız olarak VATRA’nın geliştirdiği şey, Qt olarak değil, Necessitas Suite diye adlandırılıyor.

Bogdan VATRA duyurusunda, Nokia’nın isimlendirme aşamasında "Qt markasının kullanımından kaçınılmasını tavsiye ettiğini" ve Google’ın da Android markasını kullanma hakkındaki e-postasına cevap vermediğini söylüyor. Geliştirici çatının hâlâ alpha konumunda olduğuna işaret ediyor: API kararlı değil ve VATRA geliştiricilere Google’ın Android Market’te Necessitas Suite ile oluşturulan uygulamaları dağıtmayı "şimdilik" önermiyor. Bu proje, etrafında geliştiricilerin bir topluluk oluşturması maksadıyla başlatılmış durumda.

Bu amaçla, geliştiriciler Qt kütüphanelerinin geniş paylaşım sistemi için Ministro yükleyicisi, Qt çatısı ve Qt Creator geliştirme ortamının Android sürümü ile destekleniyorlar. Programlama talimatları ve kurulumu anlatan belgeler kullanılabilir durumda. Necessitas Suite kaynak kodları BSD lisansı altında yayınlanıyor.

Xfce Vakfı Kuruldu

Son yapılan FOSDEM‘de bir grup Xfce geliştiricisi, hafif bir masaüstü ortamı olan Xfce için bir vakıf kurmaya karar verdi. Geliştiriciler, birkaç yıldır böyle bir vakıf kurma fikrini tartıştıklarını ancak bir anlaşmaya varamadıklarını söylediler. Xfce son olarak, iki yıllık bir aradan sonra 4.8 sürümüne yükseltilmişti.

8 kurucu üyesi olan Xfce Vakfı henüz tescillenmedi. Bu sekiz üyeden Jannis POHLMANN vakfın yönetim kurulu başkanı, Nick SCHERMEN başkan yardımcısı ve Jérôme GUELFUCCI başkan yardımcısı ve sayman olarak seçildi.

Yönetim kurulu iki yıllık bir görev süresine sahip ve kurulun ilk resmi toplantısının 1 Mart’ta gerçekleştirilmesi planlandı.

Birleşmenin maddeleri ve diğer evraklar yakın gelecekte xfce.org sitesinde yayınlanacak. Vakıflar bağışların, web sitesi gibi fon kaynaklarının koordine bir şekilde toplanması ve kullanılmasını sağlayarak özgür yazılıma olan faydasını kanıtlayabilir. Ayrıca yazılımların telif haklarıyla ilgili bir yazılım havuzu görevi görebilirler.

Kaynak: The H Online

Microsoft’un Ekmek Teknesi Zorda

Linux, yıllardır Unix pazarının içinde önemli bir büyüme sağladı. Özellikle Red Hat ile Sun’ın Solaris pazarlarından güçlü kazançlar elde etti.

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan ve Amerika’nın prestijli gazetelerinden The New York Times tarafından da ele alınan bir rapora göre, şişman penguenimiz Microsoft’un “ekmek teknesi”ne de fena halde gözünü dikmiş durumda!

Microsoft sunucu pazarındaki pazar payını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya!

Linux Vakfı tarafından hazırlanan raporda iletilen mesaj bu. 387 bilişim teknolojisi profesyoneliyle yapılan ankete dayanan raporda, son derece şaşırtıcı sonuçlar mevcut:

  • Şirketlerin yaklaşık %79’u gelecek 5 yıl içinde diğer işletim sistemleri yerine Linux’a geçiyorlar, bununla beraber aynı süre zarfında Microsoft’a geçiş ise sadece %21,3.
  • Kısa vadede, işler Microsoft için iyi gözükmüyor. Katılımcıların sadece %41,2’si gelecek yıl Windows sunucularını artırmayı planlıyor ayrıca %43,6’sının Windows sunucu sayılarının azaltması ya da mevcut oranı koruması bekleniyor.
  • Daha fazla katılımcı, Windows’tan Linux dağıtımlarına göçün Unix göçleri dâhil diğer dağıtımlara olan göçten daha fazla olduğunu bildiriyor.
  • Birçok katılımcı (%60,2) kritik işyükleri için önümüzdeki 12 ay içinde Linux kullanacaklarını söylüyor.
  • Katılımcıların büyük çoğunluğu (%86,5) Linux’un geliştiğini söylüyor ve %58,4’lük kısım ise geçen 3 yıl ile kıyaslandığında kendi CIO’larının, Linux’u kuruluşlar için daha stratejik gördüğünü söylüyor.
  • Bulut hesaplama ortamında çalışanların %18,3’ü Windows kullanırken, %70,3’ü birincil platform olarak Linux kullanıyor. İlginç bir şekilde, firmaların önümüzdeki yıl sadece %26’sı uygulama/hizmetlerini bulut ağına taşımayı planlıyor.

Asıl Sebep, Linux’un “Teknik Üstünlüğü”

Microsoft’un problemi artık sadece ücretler değil. Araştırmanın sonuçlarının gösterdiği gibi, katılımcıların %67,5’i Linux’u seçmelerinin sebebi olarak “teknik üstünlüğü” gösteriyor. Microsoft geliştirme araçları ve benzeri araçlarda engellerin azaltılması noktasında yavaş yavaş ilerliyor olabilir ancak Linux kritik iş yüklerinde işletmelerin güvendiği işletim sistemi pozisyonunu sağlama almış görünüyor.

Varsayalım ki, Linux Vakfı bağımsız olmayan bir gözlemci: Anketi cevaplayanların bir bölümü, Linux Vakfı’nın Son Kullanıcı Konseyi’nin üyelerini kapsıyor. Ancak bu segmentte bile Linux ve Windows’a büyük yatırımlar yapan Morgan Stanley, Goldman Sachs, Bank of America, Bristol-Myers Squibb, NTT, Dreamworks, ADP, McKinsey ve Ortakları, ABD Savunma Bakanlığı, Googrish ve diğer şirketleri kapsayan bir anketin güvenirliğini inkâr etmek, çok zor…

Microsoft patent davası tehditleriyle Linux’un önünü kesmek için yıllarını harcadı. Bugüne kadar bu taktik başarısız oldu. Görünüşe göre Microsoft’un daha fazla Ar-Ge ve daha az avukat içeren yeni bir stratejiye ihtiyacı var :).

Kaynak: The New York Times

İspanya’dan Pardus İncelemesi

Pardus 2011 RC

Pardus 2011 kararlı sürüm için geri saydığımız şu günlerde, Pardus’a dünyanın ilgisini görmek, eminiz hepimize moral verecektir.

Pardus 2011 RC Hasankeyf sürümümüzü inceleyen İspanyol bir İnternet sitesi, Pardus’un son kullanıcı için ne kadar doğru bir tercih olduğunu ortaya koydu. İncelemede Pardus’a ilişkin çok sayıda övgü mevcut.

Sizi daha fazla bekletmeyelim ve dilerseniz bu güzel Pardus 2011 RC incelemesini, Türkçe çevirisinden okuyalım:

Kullanıcı Dostu Pardus

Linux, genellikle bilgisayar guruları için bir işletim sistemi olmakla suçlanır ve Linux dünyasındaki birçok insan, sadece Afrikalı bir hayvanın adını alan dağıtımın kullanıcı dostu olduğunu düşünüyor. Ancak, Türkiye’den gelen ve maalesef göreceli olarak az tanınan bir Linux dağıtımı var kullanıcıyı mutlu edecek: Pardus 2011.

Bu ilginç dağıtım henüz son sürümünü duyurmadı fakat sürüm adayı iki DVD halinde test için kullanılabilir durumda. Hasankeyf kod adlı dağıtım, kullanıcılara sistemlerini test etmek için Çalışan DVD ve Kurulan DVD olarak seçenek sunuyor.

Pardus 2011 RC Kurulumu

DVD açılıyor ve ekranda kediciği görüyorsunuz, bu Pardus’un açılış ekranı. Sonra, kullanıcıya dil seçenekleri veriliyor. Ben İspanyolcayı seçtim ve çeviri çok güzeldi. Sonraki aşama GPL’i okumak ve kabul etmek.

Bundan sonra, diğer dağıtımlarda görmediğim isteğe bağlı bir adım var: Pardus kurulum esnasında bir hata olmaması maksadıyla yazılım paketlerinin doğruluğundan emin olmak için kurulum medyasını kontrol ediyor. Bana göre yeni başlayanlar için çok güzel bir özellik… Acemi birinin işletim sistemi kurmaya kalktığında karşılaşabileceği hiçbir şey, yanlış yazılmış CD/DVD nedeniyle alacağı hata mesajı kadar korkunç değildir! Sonra, Pardus en iyi klavye düzenini seçer ve kullanıcı tuşları test edebilir. Sonraki aşamadaysa zaman dilimini seçiyorsunuz.

Bu noktaya kadar süreç olabildiği kadar kolaydı. Ancak, hassas bir işlem geliyor: disk bölümleme. Pardus kullanıcılara üç seçenek sunuyor (tüm diski kullan, boş disk alanını kullan, özel disk bölümlendirme), fakat bu biraz kafa karıştırıcı ve amacı anlamak için diğer dağıtımlar kadar görsellerle desteklenmiş değil. Buna rağmen kullanıcı istediği gibi düzenleme yapabilir. Ben özel disk bölümlendirmeyi seçtim.

Pardus sonraki adımda standart KDE yapılandırmasını kullanıp kullanmayacağınızı ya da özleştirmek isteyip istemeyeceğinizi soruyor. Ben öntanımlı seçeneği seçtim (standart KDE). Sonra Pardus size bir özet gösteriyor ve gerekiyorsa geri dönebilmenizi sağlıyor. Eğer devam etmeye karar vermişseniz, sistem GRUB ve yazılım paketlerini yüklüyor. Bu esnada, yaklaşık 15 dakika Pardus ve özgür yazılım hakkında bilgilendirici slaytlar okuyabilirsiniz. Dolphin hakkındakilerden biri epey ilginçti!

Sistem size kurulumun başarılı olduğunu söylüyor ve yeniden başlatmanızı istiyor. Siz de aynen yapıyorsunuz ve …sürpriz! Yeni işletim sisteminiz hazır. Basit, temiz ve kullanıcı hesabı oluşturmak için size yardım etmeye hazır. İsminizi ve şifrenizi giriyorsunuz ve hoş bir kenar notu olarak, devam etmeden önce sistem kibar bir şekilde size “Devam etmeden önce bir sorunumuz var: Parolanızı hatırlıyorsunuz, değil mi?” diyor. Ben bunu “Parolanızı unutmayın!” dan daha hoş buldum.

Yazılımlar Mini Kediciğin Pençesinde

Bilgisayarı kullanmaya başlamadan önce, masaüstü özelleştirme sürecinde size yardım edecek etkili bir yapılandırma yardımcısı olan Kaptan ile karşılaşacaksınız. Böylece, KDE temasını, simge setini (ben Pardus’un resmi simge setini seçtim), KDE 4 ya da KDE3 görsel stillerinden hangisini kullanacağınızı, sanal masaüstü sayısını, menü stilinizi (Lancelot, Simple ve KickOut) ve kullanıcı resminizi seçiyorsunuz.

Tam burada, sanal ağa sistem özet bilginizi gönderen Smolt ile karşılaşıyorsunuz. Eğer kişisel bilgileriniz için endişeleniyorsanız, bu adım isteğe bağlıdır.

Pardus Çalışan DVD’den farklı olarak bu güzel dağıtımın yazılım yöneticisi olan sevimli kedicik PİSİ ile karşılaşıyorsunuz, nitekim sizin için birçok yazılım paketi bu mini kediciğin küçük pençesinde mevcut.

Performansını test ettim ve bir sürüm adayı olarak kararlı ve etkileyici bir şekilde yeterli buldum. Sonuç olarak, son sürümünü indirmek için dört gözle bekliyorum.

Bitirirken, bana göre daha önce denediğim son sürümlerden daha iyi çalışan bu sürüm adayı ile deneyimimi özetleyen Pardus slaytlarında okuduğum bazı sözleri hatırlatmak isterim: “La experiencia con Pardus es un desfile de esplendor y poder de software libre y abierto”. Bundan daha doğru olamazdı.

Kaynak: Mandriva Linux Chronicles

Fillandiya’dan Bilimsel Veriler

Finlandiya Adalet Bakanlığı’nda sürdürülen OpenOffice.org’a göç sürecinde, hukuksal yardım ofisleri, mahkemeler, gözaltı servisleri ve hapishaneleri özgür yazılım ve açık standartlara kavuşuyor.

Bu ilginç ve devasa göç süreci, geçtiğimiz aylarda bir de doktora tezine konu oldu.

Avrupa’nın en büyük özgür yazılıma göç süreçlerinden biri olan bu süreci inceleyen Martti KARJALAINEN, doktora tezinde, özgür ofis uygulamalarına geniş ölçekli göçün mümkün olmasının yanı sıra para tasarrufu da dâhil olmak üzere önemli faydaların olacağı sonucuna vardı.

Bakanlıkta sistem analist şefi olan KARJALAINEN, Fin Adalet Bakanlığı’nın OpenOffice.org ve ofis belgelerinin açık standardı olan ODF‘ye göçü üzerine yazdığı doktora teziyle, 15 Ocak’ta doktora derecesini aldı.

Fin Adalet Bakanlığı ne kadar tasarruf etti?

Fin Adalet bakanlığı 2007’den beri açık kaynak ve ODF kullanıyor. KARJALAINEN, tezinde kullanıcıların BT yardım masasına bildirdiği problem türlerinin incelemelerini de kapsayan sahipli/patentli ofis çözümleri ve açık kaynak alternatiflerinin maliyetlerini karşılaştırıyor.

KARJALAINEN‘in çalışması, 6 yıllık bir süreçte açık kaynağa göçün lisanslama, bakım ve eğitim ücretlerini de kapsayan dikkate değer bir tasarrufla sonuçlandığını gösteriyor. Göç yaklaşık olarak 1.9 milyon avroya yani en çok kullanılan patentli çözümün bedelinin (6,8 milyon) üçte birinden azına mâl oldu! KARJALAINEN,OpenOffice.org’un ekonomik verimliliği etkileyici.” diyor.

KARJALAINEN tezinde, bakanlık tarafından 16 pilot ve 523 kullanıcıya verilen eğitimlerin verilerini kullanarak ve AB’deki diğer kamu yönetimlerinin OpenOffice.org kullanımını takip ederek, çoğu kullanıcı için bir günlük eğitimin yeterli olduğunu belirtiyor.

Finlandiya adalet sisteminin OpenOffice.org ve ODF’ye geçiş resmi formlar, mahkeme belgeleri, mektuplar, sunular ve fakslar dâhil 3.100 belgenin değişimini gerektiriyor. 

Finlandiya Adalet Bakanlığı’nın BT ortamı 12.000 iş istasyonunu kapsıyor. Adalet bakanlığı çalışanlarının sayısıysa yaklaşık 10 bin kişi. Bunun yanında Helsinki’deki bakanlıkla 250 sivil çalışan var. Bu sivil yöneticiler ülkedeki mahkeme ofisleri, savcılık, icra, devlet hukuk yardımı, kamu koruma hizmetleri, hapishane hizmetleri ve gözaltı hizmetleri gibi 300 kadar farklı ofiste çalışıyor.

KaynakOSOR

Portekiz: 100 Milyon Tasarruf

Portekiz’in dördüncü büyük partisi Portekiz Sol Blok (Bloco de Esquerda), kamu yönetimlerinin açık kaynak kullanımını artırarak yılda 100 milyon Avro tasarruf yapabileceğini tahmin ediyor.

Açık kaynak yazılımların kullanımını öneren bütçe teklifi hükümete sunuldu. Sol Blok, bu hafta kendi web sitesinde yayınladığı bir makalede, kamu kurumlarında özgür yazılım kullanımını önerdiklerini yazdı.

Makalede Sol Blok, özgür ve açık kaynak yazılımlarla hizmet sağlayıcıları birliği olan  ESOP‘un, açık kaynak yazılımlar kullanarak Portekiz yönetimlerinin yazılım masraflarını yarıya indirebileceği tahminine atıfta bulunuyor. 2009 yılında merkezi hükümetin yazılım için harcadığı para 180 milyon Avro.

Açık Kaynak İş Birliği (Open Source Business Association) açık kaynak kullanarak yüzde 70’lere kadar tasarruf yapılabileceğini söylüyor.

Avrupa Parlamentosu’ndaki Sol Blok üyesi Marisa MATIAS, politik konumlarını şu sözlerle açıklıyor: “Hükümetin patentli yazılımlar için çok fazla harcama yapması mantıksız. Hatta bu kriz döneminde kabul edilemez bir durum. Hükümet vergileri artıramaz ve kamu harcamalarını azaltamaz ancak daha iyi özgür ve açık kaynak seçenekler var olduğunda, patentli yazılımlara yapılan harcamaları kesebilir.

Büyük Destek

Özgür Yazılıma Teşvik Ulusal Birliği (Ansol) başkanı Rui Miguel Silva SEABRA, Sol Blok’un yaptığı çağrının “Portekiz’in finansal problemlerini çözmeye yardımcı olabilecek özgür yazılıma büyük bir destek” olduğunu düşünüyor: “Özgür yazılım üzerine temellendirilmiş BT hizmeti sunan firmaların, hükümete bu tip yazılımlara geçiş konusunda desteklerini görmek çok güzel.

Ansol geçen ay hükümete patentli yazılım lisanslarına yapılan harcamaların durdurulması için çağrıda bulundu. Ayrıca bazı kamu kurumlarının tedarik kurallarını kırarak rekabeti engellediği yönünde suçlamada bulundu.

Kaynak: OSOR

“Kamu Malı”nı Korumak

Creative Commons‘ın Kamu Malı (Public Domain) simgesini yayınlayacağını duyurması, insanlığın kurduğu kültür birikimi ve sanatsal içeriğin çok büyük bir kısmını oluşturan “kamuya mal olmuş” eserlerin telif haklarını açıkça belirtecek olması itibariyle son derece önemli.

Türkçe’ye “Kamu Malı” olarak çevirilen “Public Domain” simgesinin kullanımı, insanlığa mal olmuş ve üzerindeki her türlü “maddi hakkı” kamuya devrolmuş fikir ve sanat eserlerinin kamuya sağladığı kullanım ve yeniden üretme haklarının kamunun aleyhine “daraltılmasını” engelleyecek şekilde, özel bir işaretle belirtilmesini sağlayacak.

Creative Commons avukatı Diane PETERS, Kamu Malı simgesini “İnternet üzerinden kolaylıkla keşfedilmeye olanak sağlayacak bir şekilde etiketlendirilmek amacıyla, bilinen telif haklarının özgürlüğünde çalışılmasına olanak veren bir araç.” olarak tanımlıyor.

Sayısal Kamu Mülkiyetini Korumak

Creative Commons kurucu üyesi ve Amerikan Üniversitesi hukuk profesörü Michael CARROLL, “Kamu Malı simgesi, bir dijital kamu mülkiyetini sözünü güvence altına almak yolunda atılan ileri bir adımdır” diyerek ekledi: “Eserleri telif hakları hakkında bilgiyle etiketlemek ya da simgelemek şarttır. Bilgisayarlar eserlerin kamu malı durumunu, onların faydasını kamuya iletebilmek için ayrıştırabilmelidir. Veriler Kamu Malı simgesi ile standartlaştırılır ve CC’nin tüm lisansları ve kanuni araçları bunu mümkün kılar.

Kamu Malı simgesine ilk uyum sağlayan, Avrupa Komisyonu ve üye devletler tarafından finanse edilen, Avrupa’nın sayısal kütüphanesi, müzesi ve arşivi Europeana oldu. Europeana’nın başlıca ortakları; Bibliothéque Nationale de France, Almanya federal arşivi Bundesarchiv ve Amsterdam’daki Rijksmuseum. Europeana, gelecek yılın ortası itibariyle arşivinde bulunan milyonlarla telif hakkı kamuya ait eserin bu simgeyle etiketleneceğini duyurdu.

San Francisco’da temeli atılan ve 2001 yılında kurulan Creative Commons, eser paylaşımını ve mevcut bir eseri geliştirmeyi bireylere kolaylaştırmak için kurulmuş, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş. Bilindiği gibi Creative Commons, eser sahiplerine tercih ettikleri türden telif haklarını tanımlama ve seçmede yardımcı olmak amacıyla çeşitli özgür telif hakkı lisansı da sunuyor.

Kaynak: The H Open

Endülüs’ten Büyük Tasarruf


İspanya’nın güneyindeki özerk Endülüs (Andalucia) eyaletinin Linux’a geçişini, iki hafta önce haberleştirmiştik. Yaklaşık iki yıldır takip ettiğimizEndülüs’teki özgür yazılımlara göç sürecinden güzel haberler gelmeye devam ediyor.Malaga şehrinde düzenlenen Özgür Yazılım ve Kamu Yönetimi Konferansı‘nda konuşan, Endülüs Eyaleti Telekomünikasyon ve Bilgi Topluluğu Genel Sekreteri Juan María GONZALES, açık kaynak kullanımının Endülüs eyaletine milyonlarca avro tasarruf sağladığını açıkladı.

GONZALES‘in bu konuşması identi.ca ve Twitter gibi sosyal ağlarda ciddi bir şekilde yer aldı. Twitter’daki en ilginç yorumlardan biri, İsdpanya’nın bu sefer kuzeydoğusundaki bir kenti, Zaragoza’yı Linux’a geçiren ekibin şefi Eduardo ROMERO‘dan geldi. Zaragoza’daki göç sürecinin yöneticisi, Twitter’daki mesajında GONZALES‘in “Özgür yazılım Endülüs’ün politika ve stratejisinin merkezindedir.” sözlerine yer verdi.

OSOR’a ödül

Özgür Bilgi ve Kamu Yönetimi Konferansı, İspanya’nın açık kaynak araştırma merkezi Cenatic, Extremadura ile Endülüs federal yönetimlerinin desteği ve bir özgür yazılım topluluğu olan Focus Initiativa tarafından düzenlendi. Bu iki günlük konferans, bu hafta yapılması planlanan ancak Endülüs hükümetinin kaynak yetersizliği sebebiyle yaklaşık 20 gün önce iptal ettiği Açık Kaynak Dünya Konferansı (OSWC) yerine gerçekleştirilen iki büyük etkinlikten biriydi.

Konferans sırasında Avrupa Komisyonu’nun Açık Kaynak Gözlemevi ve Yazılım Deposu OSOR, açık kaynak yazılımda en iyi başarı öyküsüne verilen EC Prize Initiative Focus ile ödüllendirildi. Avrupa Birliği içinde sürdürülen pek çok özgür yazılım projesini ve gelişmeleri izlememizi sağlayan ve sık sık haberlerine yer verdiğimiz OSOR, 2.000’den fazla özgür yazılıma barındırma ve online geliştirme hizmeti sağlıyor.

Kaynak: OSOR

Malta’dan Açık Kaynak Atağı

Malta Hükümeti bugünlerde çok yoğun. Malta, açık kaynak politikası yeniden tanımlamakla uğraşıyor ve özgür yazılımların ülkede yaygınlaştırılması için bir seferberlik başlatılmış durumda.

Malta’nın başkenti Valletta şehrinde düzenlenen Ulusal Bilgi Toplumu Danışma Konseyi (MITA), 22. kez toplandı ve “Açık Kaynak öngörüsü; Açık Kaynak yazılımın yaygınlaşmasını artırmak” başlıklı bildirisini yayınladı.

Bildiri, Malta kamu kurumlarındaki açık kaynak satın alımlarını hızlandırmak için bazı prensipler ortaya koymayı hedefliyor. MITA’nın hedefi, teknoloji ve ürün satın alımlarında kamunun tercihinin açık ve sürdürülebilir ürünlerden yana olmasının sağlanması.

Ulusal Bilgi Toplumu Danışma Konseyi, MITA’ya göre, açık kaynak BT hizmet ve çözüm ortakları, özgür yazılımların Malta’da başarılı olması için “kritik bir etken”. Bildiride açık kaynak topluluklarına ilişkin de çarpıcı değerlendirmeler var:

Açık kaynak toplulukları nadiren kendiliğinden ortaya çıkar. Bu toplulukların oluşması etkin bir çabaya ve desteğe ihtiyaç vardır. Yerel eğitim sistemi de açıklık ve şeffaflık kavramlarının toplumda filizlenmesi için önemli bir kaynak olarak kullanılabilir.

MITA’nın Bilgi Sistemleri Yöneticisi Godwin CARUANA, Times of Malta gazetesine verdiği demecinde, mevcut iş süreçlerini aksatmayacak ve toplam sahip olma maliyeti daha düşük tüm süreçlerde açık kaynağın tercih edilmesi gerektiğini açıkladı: “Şu anki yaklaşımımız, göz ettireceğimiz muhtemel kamusal hizmet alanlarını belirlemek.

Yönetmelik Değiştirildi

MITA ve pek çok kamu kurumu, hali hazırda pek çok kritik sunucuda açık kaynak yazılım ve ürünleri kullanıyor. Malta’daki kamu kurumlarının masaüstü bilgisayarlarındaysa özgür işletim sistemleri ve yazılımları daha az görülüyor.

Malta Hükümeti, açık kaynak yazılım yönetmeliğinin güncel sürümünü 10 Ağustos’ta yayınladı. Yönetmelik, Malta’nın kamu yöneticilerini BT projelerinde açık kaynak çözümlerini değerlendirmeleri için bilgilendiriyor. Yönetmelik, eskiden geliştirilmiş yazılımların da Avrupa Birliği Kamu Lisansı (EUPL) altında birer özgür yazılım haline getirilerek, ekonomik ömürlerini uzatmayı amaçlıyor.